Sayfa Sayısı: 390
Ebat: 13,5x21cm
Yayınevi: Ganj
Planlanan Çıkış:
6 Haziran 2011
Gerçek insan zihninin kavrayamayacağı kadar devasa olsa da bizi gerçeğe yönelten yolda susuzluğumuzu giderecek bir damlanın bile kıymeti vardır.
Yaşam sade bir mutluluktu ama insanların zihnine olması gerekenden çok farklı biçimlerde ekildi. Böylece insan mutlu olmaktan, yaşamın bu sade gerçeğinden uzaklaştı.
Fakat hiçbir şey sebepsiz de değildi. Çünkü zaman yaratıldığında sebepler de yaratılmış oldu. Zaman sebebin sebebiydi. Onun olmadığı yerde sebep ve sonuç aynı şeydi zira. Zamanın var oluşu sebep ve sonucu birbirinden uzaklaştırdı. Ve insan zorlu bir görevin gönüllü neferi oldu. Kolay iş değildi gerçek denen hazineyi, ona zarar vermeden taşımak. Ve o hazineyi artırarak kaynağına ulaştırmak.
Sonuçların sebeplerden uzaklaşması gibi yol da o kadar uzun ve çetindi. Ve gün geldi o yola ne zaman, nereden ve neden çıktığını bile unuttu insan. Elinde kutsal bir emanetle yolun ortasında kalakaldı ne yöne gideceğini bilemeden, uçsuz bucaksız ufuklara bakınarak. Emaneti oracığa bıraktı sonra. Böylece hafifleyeceğini, yoluna daha kolay devam edebileceğini sandı. Sonra ilerliyorum zannetti ama emaneti bıraktığı yerden bir adım bile atamadı aslında.
Artık birilerinin emaneti, yolu ve insanın neden olduğu yere çakılıp kaldığını göstermesinin zamanı geldi. Ve o birileri artık, şimdi buradaydı. Eğer insan bir şeyleri değiştirmek istiyorsa önce algısını değiştirecekti...
Yazar Hakkında:
1969, İstanbul doğumludur.
Yüksek öğrenimini mühendislik ve işletme alanlarında yapmıştır.
2008 yılından itibaren, dünya insanının yeni ve daha geniş bir idrake doğru devam eden yolculuğuna kılavuz olacağına inandığı, adının izleyen yıllarda 'Yer ve Gök' olarak belirlendiği kitap serisi üzerinde çalışmaya başladı.
Yer ve Gök - Tanrı Parçacığı bu serinin ilk kitabı olarak 6 Haziran 2011 tarihinde Ganj Yayınevi'nden çıktı.
Eserlerinde sezgisel bilgi ve bilimsel bilginin kaynağının bir olduğu ve insanlığın genişleyen anlayışına paralel olarak izleyen yıllarda bu birliğe daha da yaklaşacağı -yaklaşma zorunluluğu- olgusunu işlemektedir.
Mustafa Acunbay, 'Yer ve Gök' serisi içinde okurlarıyla paylaştığı bilgileri, anlaşılırlığı artırma amacı ve kurguya olan ilgisi nedenleriyle roman tarzında sunmayı tercih etmiştir.
Farklı uzay-zaman gerçekliklerinden iki gezgin... Kur'an'a ait sırları çözmeye çalışan bir profesör... Karanlık madde ve tanrı parçacığının peşinde genç bir fizikçi...
Bu roman sizi klasik fizik, kuantum fiziği ve uzay fiziğiyle, Kur'an, İslam öğretisi ve doğu inanç felsefeleri aralarında bulunan bağları keşfedeceğiniz bir yolculuğa sürükleyecek.
“ Bu durumda ışık ile madde arasındaki ilişki, düşünce ile ışık arasında da bulunuyor olabilir mi? ”
“ Peki ya teorinizden Kur'an'da bahsedildiğini söylersem? ”
“ İnsanların elinde bu kadar çok şey anlatan bir kitap vardı fakat onca yıldır anlaşılamadı, öyle mi? ”
“ Akejia... Bu dünyaya ait olamayacak kadar güzel... ”
“ Şimdi biz bir kurtçuk deliğinden mi geçtik, onu mu söylemeye çalışıyorsunuz? ”
“ Benim paramdan beslenen bir zibidi beni arkadan vurmaya mı kalkıyor? ”
“ Çakraların düşünce ve özle bu tür bir etkileşime sahip olduğunu hiç düşünmemiştim... ”
“ Burası Dünya'ya benziyor, ama aynı zamanda çok da farklı... ”
“ Şimdi ben karanlık maddeyi mi keşfettim? ”
“ Burada geçirdiğiniz dakikalar dünya zamanıyla aylara denk geliyor hanımlar... ”
“ Bu anlattıklarınız besmele ve şükrün kuantum seviyesi etkisini bize açıklamış olur, yanılıyor muyum? ”
“ Binlerce karakterlik anahtarla kriptolanmış bir mesaj, kim gönderdiyse yazdığı şey çok önemli olmalı... ”
“ Genişleyen zaman ve buna dayanan bir yaratılış tasarımı... İşte bu... ”
“ Bu serseri İranlılara tanrı parçacığını mı pazarlamış? Elinde olmayan bir şeyi? ”
“ Arş katı... Bu tam olarak neyi anlatıyor? ”
“ Kur'an karanlık maddeden de mi bahsetmiş? ”
“ Artık vazgeçip geri dönemeyiz, bizi yaşatmazlar... ”
“ Fakat paralel evrenler teorisinde böyle bir şeyden bahsetmiyor... ”
“ Bir bilim insanı olarak tanrı parçacığını Kur'an'ın içinde aradığıma inanamıyorum... ”